1930 yılından itibaren şeker fiyatları toplumun gündemine geliyor ve tüccarlar bu konuda suçlanıyorlar. Yakınma ve şikayetler sonraki 40 yıl gündemden hiç düşmeyecektir. Zaman zaman ortalık durulsa da "şeker fiyatlarının" eli kulağındadır. Fiyatlar arz ve talebe göre fırsat kollar, yeri ve zamanı geldiğinde hemen çıtayı yükseltiverir... 

1930 yılında tüccarın "tröst oluşturulduğu" iddiası gündeme getiriliyor ve gazetelerde bu konuda haberler çıkıyor. İşte bu konuda Cumhuriyet Gazetesinde çıkan haberlerden biri.... 

---

1932 yılında  konu yine gündemdedir. 10.1.1932 tarihli Cumhuriyet Gazetesi haberini okuyalım:

"Şeker, insan vücudunun kömürü mesabesindedir. Gıdalarımız arasında yüksek bir mevkii olan şekerin fiatı artmağa başlamıştır. Bu hâdise bizi diğer bir vak'a ile karşılaştırıyor. O vak'a da şeker fiatının yükselmesi dolayısiyle yüz binlerce liranın farklı fiat karşılığı olarak her gün halkın cebinden çıkıp tüccarın cebine girmesinden ibarettir. Halbuki şeker istihsal olunan memleketlerde fiat yükselmiş değildir. Kontenjan listesine bol bol şeker yazılmamıştır diye tüccarın fiatı tezyide de hakları yoktur. Ayni zamanda ne gümrük, ne de inhisar resimleri arttırılmamıştır. Eğer kontenjan şekerin kemiyetine yaptığı tesiri, keyfiyeti yani fiatı üzerinde de yapsaydı tüccar mazur görmek gayet haklı olurdu. Demek oluyor ki şeker ithal edenler fırsattan istifadeye kıyam eylemişlerdir. Bu gibi tacirlere ithalâtın tahdidine karar verildiği zaman İktisat Vekilimizin kuvvetli bir ihtarını hatırlatmak isteriz. İktisat Vekili, eğer tüccarın ihtikara doğru bir meyil ve hareketini müşahade edersek kendilerini büyük stoklar karşısında bulunduracağız ve farkı fiata kat'iyyen meydan vermiyeceğiz demişdi. Pek yakın bir mazide söylenen bu sözün mevceleri henüz kulaklarımızdan zail olmamış bulunsa gerektir. Bu meyanda hiç sebep yokken Alpullu Şeker fabrikası da fiatı eskisine nazaran sandık başına iki buçuk lira arttırmıştır. Memaliki ecnebiyeden ithal edilen şekerler için tüccar mızrağı çuvala uydurabilirlerse de yerli şekerler için makul bir mazeret beyanına imkân var mıdır diye soruyoruz!"
Alpullu şekere zam etti "teranesi"... Hayri İpar durumu böyle açıklıyor.
---
Şeker ihtikarını (yolsuzluğunu) küçük esnafın yaptığı iddia ediliyor.
---
Şekerin yükselmesine sebep yoktur.**  Yazının devamı

Çıkan haberler üzerine Alpullu Şeker Fabrikası "müdürü" izahat veriyor. Burada "müdürü" sözcüğü dikkatimizi çekiyor. Fabrikadaki müdürler listesinde onun adı yok. Gazete müdür sözcüğünü genel anlamda mı kullanıyor, yoksa bir dönem Hayri İpar gerçekten müdürlük yaptı mı?
Şekerin fiyatını kim yükseltiyor? Kimler olduğu bilinmeyen tüccar mı, yoksa Alpullu ve Uşak şeker fabrikalarının müdürleri mi? 1932 tarihli Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleri farklı teşhisler yapmışlar. Birisi fabrika müdürü Hayri İpar'a yüklenirken diğeri adresi belli olmayan kişileri adres gösteriyor. İnsanların kafası karıştırılıyor.
Ve nihayet teşhis konuyor. Toz şeker ithaline müsaade edilmediği için toz şekerin fiyatı artmıştır. "Şekeri ithal et, ucuzlasın" denmek isteniyor... Yoksa, yabancı şirketlerin parmağı mı var... Yeterli üretim yoksa ya tüccarın, ya yabancı şirketlerin elinde oyuncaksın... Hayri İpar şeker fiyatlarının üç aydan beri yükselmesinin sebebini Alpullu'da ve Uşakta şeker kalmamasına bağlıyor. Son üç ayda şekerin fiyatının artmasına mani olduğunu belirtiyor. Müdür elinden geleni yapmış, fakat İstanbul'da şeker fiyatı her nedense artmıştır. Taktikler, taktikler ve gizli gündemler... Tavşana kaç, tazıya tut politikaları... Her şeyden habersiz zavallı halk saf bir şekilde soruyor: "Şekerin fiyatı neden artıyor".
İş ciddileşiyor ve tahkikat açılıyor. Tahkikatta şu konu ortaya çıkıyor: Türkiye'nin şeker ihtiyacı 8,000 vagondur. Alpullu 1400, Uşak fabrikası da 870 vagon ki ceman 2270 vagon şeker istihsal ederek bu ihtiyacın ancak dörtte birine cevap vermektedir. 5730 vagon açık vardır...
Alpullu'daki şeker Şirketine göre ortada bir şeker ihtikârı mevcut ise  bunun müsebbibi her halde spekülâsyon yapanlar olması lâzımdır. Çünkü, Şeker şirketinin piyasaya arz ettiği malların fiatını Şirkette her hafta içtima eden bir komisyon koymaktadır. Şirket gazetelere ilan veriyor: "Fazla fiyat talep ederleri lütfen şirketimize bildiriniz" diyor. Öbür taraftan komisyon soruşturmasına devam ediyor ve karar aşamasına geliyor. Mal nedretinden dolayı "spekülasyon veya ihtikar var ise" ve kanunlara aykırı bir işlem yapılmışsa kanuni takibat yapılacağından söz ediliyor. Bir taraftan da Uşak'tan piyasaya şeker takviyesi yapılıyor.

Gazetelerde sürekli "şeker vurgunculuğu" (ihtikarı) yazıları çıkıyor, ilgili kişilerin mahkeme edileceklerinden,  vurgunculuk yapanlara bir aydan başlayıp bir yıla kadar hapis cezası verileceğinden söz ediliyor.

Şeker işi mahkemede... Bu haberde de ilginç bilgiler var... Alpullu şeker fabrikası yönetimi basiretli hareket etmediği görüşüyle suçlanıyor. Ve bu arada 19 şeker taciri ve bir şahit isticvap ediliyor, yani sorguya çekiliyor.

Bu küpürde ise Hayri İpar'ın açıklamaları var. 
Hayri beş İstanbul Ticaret Odasının dünyadaki şeker fiyatlarını izlemediğini kendilerinin bu konuda daha iyi bilgi sahibi olduklarını söylüyor.
Mahkeme sonuçlanır ve karar verilir: Hayri İpar 1 Ay hapis ve 10 bin lira para cezasına çarptırılır.

Fakat tartışmalar devam eder. İhtikarı toptancılar mı yaptı, yoksa perakendeciler mi?

Son bir karar alınır. Şeker ithalatı, tütün ihracı karşılığında serbest bırakılır ve iş tatlıya bağlanır.

Dava temyize götürülür... Ve temyiz mahkemesi işi daha esaslı bir şekilde soruşturulmasını ister. 

Gazeteler durmuyor ihtikarın kasıtlı yapıldığını ileri sürüyorlar.

Şeker ihtikarına karşı yeterli stokumuz var...

Belediye halka şeker satmağa hazırlanıyor


---
Milliyet gazetesinin 25.11 (teşrinisani)1931 tarihli nüshasında "Şeker ihtikarı başladı" diye bir haber çıkıyor. İthalatın kısıtlanmasıyla birlikte şeker fiyatlarında suni bir şekilde fiyatların yükseldiği görülüyor. Hayri İpar fiyatların yükselmesine izin verilmeyecektir diye açıklama yapıyor. Fabrika idare meclisi toplantı yapıyor ve bu durumu karara bağlıyor. İthal malzemenin gümrük işlerinin uzaması ve stok bulunmamasının bu sonuca yol açtığı düşünülüyor. Toptan fiyatına alınan şekerin en çok 1 kuruş kârla perakende olarak satılabileceğini belirtiyor.

1931 yılında yapıldığı iddia edilen ihtikar, yolsuzlukla ilgili olarak

24.10.1932 Tarihli Milliyet gazetesinde çıkan habere göre temyiz mahkemesi Alpullu şeker fabrikasını ve onun genel müdürü Hayri İpar'ı suçsuz buluyor.


Ve bu konuda şu sözlerle bir yorum daha… dürüst ve temiz çalışmaları ile takdirlere layık olan bu milli şirket, nasıl ve niçin  mahkum ediliyordu.

12 vagonluk şeker satışında Alpullu'nun bayi olmadığı...

-----









---

Şeker İhtikarı (Yolsuzluğu)

 
Şahin Tepesi Şark Hattı Şarki Trakya Şehir Planı Şeker Şeker Ambarı Şekerbank Şeker Bayramı Şeker Camii Şeker Çuvalı Şeker Davası Şeker Dedikodusu Şeker Deyişleri Şeker Fabrikası Şeker Fab. Osmanlı Şeker Fab. İdare Meclisi Şeker Fabrikaları Şeker Fabrikaları TAŞ Şeker Festivali Şeker Fiyatı Şeker Gelirleri Şeker Hırsızlığı Şeker İhtikarı Şeker İhtilafı Şeker İlanları Şeker İnhisarı Şeker İthalatı Şeker Kaçakçılığı Şeker Kamışı Şeker Kampı Şeker Kanunları Şeker Kıtlığı Şeker Köy Şeker Osmanlıda Şeker Poları Şeker Politikaları Şeker Profesörleri Şeker Reklamı Şeker Sanayii Şeker Sandığı Şeker Sevinci Şeker Sıkıntısı Şekerspor Şeker Şirketi Şeker Takası Şeker Tekeli Şekerden Tasarruf Şeker Üretimi Şeker Vergisi Şeker Tüketimii
A B C D E F G H ...I... K L M N O P R S Ş T U Y Z