Veya "şeker kıtlığı"... Eskilerin dilinde "şeker buhranı".

Batıda ne zaman ki "şeker fabrikaları icat edilip şeker üretmeye başladılar" aynı şeker fabrikaları bizde de yapılıp ihtiyaçtan fazla üretim yapıncaya kadar şeker sıkıntısı hep var... Birinci Dünya Savaşı sırasında, İstiklal Savaşı sırasında, Cumhuriyetten sonra... 1950'li yıllara kadar sürekli....

Osmanlının 1850 yılına kadar hiç şeker sıkıntısı olmamış... Eski insanlarımız o  zamanlar tatlı adına ne yiyorlarmış ki... Osmanlının topaç gibi olan çocukları "gürbüz" değil miydi... 

Mesele şu ki 1850'li yıllardan sonra dünya değişiyor, tüketim alışkanlıkları, teknoloji, üretim formatı ve yaşama biçimi.... Osmanlı bunu algılamakta geç kalıyor... Adapte olamayınca şeker tüketimi açısından dışa bağımlı hale geliyor...

1940 yılında gazeteler başlık atıyorlar: Şeker buhranı değil, şeker ihtikârı ihdas edildi. İnsanlar kıtlık varmış gibi gösterip daha çok para kazanmak istiyorlar. Gazeteler haber üstüne haber yayınlıyorlar. "Şeker fiyatlarının artacağı dedikodusu yalan" diyorlar...

---
Osmanlı ilk önemli
şeker sıkıntısını Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşamış.
"Birinci Dünya Harbi patlar patlamaz, memlekette bir şeker buhranı olmuş ve o zamanın parası ile 2 kuruşa satılan şeker, hem 200 kuruşu geçmiş hem de bulunmaz bir şey olmuştu. Bu harb içinde de istihsal azaldığı zaman, şeker fiyatı 5 liraya kadar çıkarılmıştı. Bu bir hata idi ve çok geçmeden düzeltildi. Şeker fiyatının yükseltilmiş olmasına rağmen, Birinci Dünya Harbindeki kadar şekersiz kalmadık. Çünkü o zaman, Türkiye’de tek şeker fabrikası yoktu. " (Cumhuriyet, 31.3.1947)
---
1954 yılında tekrar buhran... Tekrar sıkıntı... Sebep tüketimin artması üretimin önüne geçmesi...  Sonraki günlerde tedbir alındığına ilişkin haberler çıkıyor.

Haziran ayı... "Şeker darlığı gene başladı"... haberi. Vatandaş yarım kesme şekeri ile çay içmeye mecbur bırakılıyor... Harekete geçiliyor ve bazı istifçiler yakalanıyorlar. Şeker alanlar beyanname vermeye başlıyor. Tevziat iki misline çıkarılıyor. Sevkiyat 1,5 misli artırılıyor. Mutlu haber: Şeker darlığı kalmadı. Alpullu fabrikasından 750 tonluk ilk parti şeker yola çıkarılıyor ve şeker bollaşıyor.

Söylentiler durmuyor. Şeker yetmeyecek,  ithal edilmesi gerekecek deniyor ve hükümet bu iddiayı yalanlıyor. Tedbir olsun diye bakkallara yüzde 50'den fazla şeker veriliyor. Şehrin iki aylık şeker stoku olduğu bildiriliyor. İthalatçılar zorlama mı yapıyorlar...

Tartışma ve konuşmalar bir sonraki yıl dahi devam ediyor. Şeker ithal edilmek zorunda kalınıyor. Bakan "şeker buhranı diye bir şey katiyen olayacak" diye beyanat veriyor.







---

Şeker Sıkıntısı

 
Şahin Tepesi Şark Hattı Şarki Trakya Şehir Planı Şeker Şeker Ambarı Şekerbank Şeker Bayramı Şeker Camii Şeker Çuvalı Şeker Davası Şeker Dedikodusu Şeker Deyişleri Şeker Fabrikası Şeker Fab. Osmanlı Şeker Fab. İdare Meclisi Şeker Fabrikaları Şeker Fabrikaları TAŞ Şeker Festivali Şeker Fiyatı Şeker Gelirleri Şeker Hırsızlığı Şeker İhtikarı Şeker İhtilafı Şeker İlanları Şeker İnhisarı Şeker İthalatı Şeker Kaçakçılığı Şeker Kamışı Şeker Kampı Şeker Kanunları Şeker Kıtlığı Şeker Köy Şeker Osmanlıda Şeker Poları Şeker Politikaları Şeker Profesörleri Şeker Reklamı Şeker Sanayii Şeker Sandığı Şeker Sevinci Şeker Sıkıntısı Şekerspor Şeker Şirketi Şeker Takası Şeker Tekeli Şekerden Tasarruf Şeker Üretimi Şeker Vergisi Şeker Tüketimii
A B C D E F G H ...I... K L M N O P R S Ş T U Y Z