Adı Nereden

Bulgaristan'ın (Rumeli'nin) Vidin kasabasında 1919 yılında doğmuş olan Prof. Dr.  Hasan Eren  Alpullu kelimesiyle ilgili bilimsel makale yazarak kelimenin kökünü ayrınıtılı bir şekilde ele almış. Evet, bir analiz yapmış ama isabet ettiği kanısında değilim. Hasan hocamız "kişi adına" atıfta bulunuyor ve sözcüğün "Alpı" veya "Alpu" isminden türetilmiş olabileceğini düşünüyor.

Etimolojik analizlerde daha derine inmek, kapsamlı çalışmalar yapmak gerekiyor. Sözcüklerin etimolojik kökeni, bazen bağlamdan kopar, farklı bir anlam kazanır. Bağlam çerçevesinde verilen adla tarihin derinliklerinden gelen etimolojik kökenin anlamları aynı olmayabilir... Ben, "bağlamsal” ve "etimolojik” anlamların her ikisiyle de ilgiliyim.

Etimolojik anlam münhasıran bilim adamlarını ilgilendirir. Sıradan vatandaşlar bu açıklamaları gereksiz "bilgi yükü" olarak görürler. Bilim insanları ise, kelimelerin etimolojisini insanlığın gelişim serüveni, kilometre taşları olarak değerlendirirler.

Bağlamsal Analiz
Kısaca belirteyim. Ergene Nehri'nin bu bölümü coğrafi konumu ve tarım yapmaya uygun toprakları nedeniyle milattan önceki dört beş binli yıllarda dahi yerleşim yeri. Tarihsel geçmişi Neolitik dönemin son zamanlarına kadar ulaşıyor.

Biz, yakın zamana, yani Osmanlı dönemine bakalım...

1360'lı yıllarda Alpullu ve Hayrabolu fethedildi. O zamanlarda dahi bu çevrede irili ufaklı bazı köyler vardı. Alapiye köyü, Ergene Nehri'nin üç dört km kuzey bölümünde yer alıyordu ve nehrin kuzeyindeki bütün topraklar Alapiye köyüne aitti.

Şimdiki Alpullu, eğer Ergene Köprüsü’nü nirengi noktası olarak ele alırsak 10 km'lik bir yarı çapta  bölgenin merkezi geçiş ve buluşma noktası konumunda idi. Güneyde Hayrabolu, Sinanlı ve Mandıra ile kuzeyde Pancarköy, Babaeski, Sofuhalil yolcuları; Batı yönünde Pehlivanköy, Keşan, Uzunköprü ve Doğu yönünde Çorlu, Karıştıran, Lüleburgaz yolcuları burada mola verip  dinleniyorlardı. Samafor mahallesinin hemen altında bu yüzden Deve Konakları adı verilen bir “menzil” veya konaklama tesisi yapılmıştı. Suyun kenarında, yeşillikler içinde ve yolların tam kesişim noktasında. Alapiye köyünden bir takım insanlar orada hancılık, deve bakıcılığı yapıyorlardı. Çünkü Osmanlı zamanında menzillerin veya konak yerlerinin iaşe, ibade ve güvenliği en yakın köy halkına bırakılmıştı. Böyle bir sistem vardı.

“Deve Konakları” adı verilen ve bir tür deve ahırlarının bulunduğu bu yer köy türü bir yerleşim yeri değildi ama, köyümsü  hale gelmeye başlamıştı. Menzilde derme-çatma beş on hane vardı ve burada yaşayan insanlar geçimlerini konaklama yapan kervan yolcularından sağlıyorlardı.

"Deve Konakları" sözü günümüze kadar ulaştı, fakat eskiden o bölgenin başka bir adı var mıydı bilmiyoruz. Mühimme Defterlerinde Babaeski’yle ilgili olarak Küçük Alpullu ve Büyük Alpullu şeklinde geçen terimler var. Deve Konakları mıntıkası acaba Küçük Alpullu muydu? Ve Samafor Mahallesi de tarihi Küçük Alpullu’nun bir uzantısı mı…

"Deve Konakları" veya konaklama menzilinin Ergene’nin o mıntıkasında tam olarak hangi tarihte ortaya çıktığını bilmiyoruz.

Ergene'nin iki üç kilometre uzunluğa sahip bu mıntıkası tarih boyunca sürekli sıkıntılar içinde olmuş... O vakitler feyezan adı verilen sellerle boğuşmuş… Seller Ergene Nehri üzerine yapılan ağaç köprüyü her defasında alıp götürmüş veya zarar verimiş... İnsanlar her defasında köprüyü yeniden yapmışlar veya zarar gören bölümlerini onarmaya çalışmışlar. 1360'dan 1560'a kadar 200 yıl böyle geçmiş.  Halkın usandırıcı şikayetlerine son vermek için Sokullu Mehmet Paşa ve Koca Mimar Sinan sellerinin ulaşımı engellememesi için buraya güçlü bir köprü yapmaya karar vermişler.

1565’te Mimar Sinan Köprüsü yapılmış ve şimdiki Alpullu yerleşimi de yavaş yavaş ortaya çıkmaya, ete-kemiğe bürünmeye başlamış.

Düşüncem, Mimar Sinan'ın yaptığı Ergene Köprüsü'nün aynı zamanda Alpullu'nun kuruluş tarihi olduğu...  Deve Konakları adı verilen kervan menzili Ergene Köprüsü’nün inşasından önce de var.  Ve oraya Küçük Alpullu deniyor. Ancak Küçük Alpullu’nun talihi Mimar Sinan Köprüsü’yle birlikte yaver gidiyor ve tarihsel bir dönüm noktası oluyor.

Devamı var.... (Yazının tamamı 25 sayfa)

Nihan Purodran, Temettuat Defterlerđne Göre Lüleburgaz’ın Sosyo-Ekonomik ve Demografik Yapısı,
Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2010, ss. 57-116.

Prof. Dr. Hasan Eren'in "Alpullu" yazısı.

Biraz da espri...

"Deryâ-yı kebirin mâverâsında Amerika nam bir diyâr vardur kim ol diyârın ulemâsı nice yıllardur Kamere seyâhatın çarelerin aramakla iştigâl iderlerdi. Âhırında ALPULLU nâm bir âlet icâd idüp Kamere anınla vâsıl olmaya karar virdiler." Dilaver Cebeci, Devranname:Seyyahı Fakir Evliya Çelebi, İstanbul: Bilgeoğuz Yayınları, 



---
Türk Dil Kurumu'nun tarih çevirme kılavuzuyla yapılan hesaplamada 8 Haziran 1912 de Babaeski İstasyonu Alpullu İstasyonu oluyor.



----
A B C D E F G H ...I... K L M N O P R S Ş T U Y Z
Adı Nereden Adler Brennabor Adetler, Töreler Ağaçlar Alamit Foto Ali Çavuş Mahallesi Alpiya Alpu Yerleşimleri Alpullu 1930 Alpullu Arazisi Alpullu'da Asayiş Alpullu-Babaeski Yolu Alpullu Dergisi Alpullu-Edirne Alpullu Gençlikspor Alpullu - Kırklareli Alpullu Nahiyesi Alpullu ve Kar Alpullu'nun Sınırları Alpullu Spor Alpullu Şiirleri - Anı Defteri Arif Müfid Mansel Armutluk Evleri Art Deco Artezyenler Askeri Önemi Aşçılar Aşk Havuzu Aşk Çeşmesi Atatürk'ün Büstü Atatürk'ün Ziyareti Atıksu Arıtma Avcılık Kulübü Avrupa Treni Azad Obası Adı Nereden.