A B C D E F G H ...I... K L M N O P R S Ş T U Y Z
İlkokul İlk Şeker İlk Taksiler İstasyon İstihbarat Servisi İstiklal Savaşı İspirto Fabrikası İşletme Binası İtfaiye
İsimler - (Bildiklerim) 1 Medya Çalışanları 2 Sporcular 3 Askerler, Polisler 4 Öğretim Üyeleri 5 Edebiyatçılar 6 Öğretmenler 7 Fabrika Mensubu 8 Bekçiler 9 Esnaf ve Zanaatkarlar 10 Şoförler 11 Demiryolcular 12 Hamamcılar 13 Sağlık Çalışanları 14 At Arabacıları 15 Din Görevlileri 16 Kamu Çalışanı 17 Çftlik Personeli 18 Kooperatifçiler 19 Kantinciler 20 Sendikacılar 21 Belediyeciler 22 Mezarcılar 23 Çiftçiler 24 Sütçüler 25 Tavukçular 26 Arıcılar 27 Müzisyenler 28 Berberler 29 Postacılar 30 Sanatçılar 31 Mimarlar 32 Fotografçılar 33 Politik Figürler 34 Yöneticiler 35 Muhtarlar 36 İtfaiyeciler 37 Mühendisler 38. İnşaat Ustaları
"Meşhur ve tanınmış adlar" ifadesini kullanmayacağım. İnsanların etki alanları değişik olabiliyor. Çok tanınmış olup Alpullu'ya çok az faydası olanlar, hiç faydası olmayanlar, dolaylı olarak katkı yapanlar, Alpullu'dan geçmiş olanlar, Alpullu'nun suyunu içmiş olanlar, Alpullu'da bir süre resmi görev yapmış olan kişiler var. Memurlar, müdürler, işçiler, çiftçiler...

Hatta Hayrabolu'ya, Babaeskiye, Burgaz'a  giderken Alpullu'dan geçmiş olan kişiler... Çünkü insanlar şöyle konuşuyorlar: "Alpullu mu? Aaa, Oradan geçtim. Çok güzel bir yer. Sessiz, sakin, yeşillikler içinde... Orada yaşamak isterdim"...

İsimler olgusu göreceli. Bir kişinin adı eğer Alpullu ismiyle yan yana geldiğinde bir anlam ifade ediyorsa, Alpullu'da bir iz bırakmışsa onun adı bu listede yer almalı. Herkesin belli bir izi var, fakat benim kast ettiğim göze çarpan... Dikkati çeken izler. Bu listeyi kendi başıma oluşturmadım. Konuşarak, görüşerek, bilgi alarak... Eksiklikler vardır. Bilgi gelirse o adları da listeye ilave ederim. Bu liste uzayacak ve genişleyecektir. Olsun... Bunun zararı yok. Bu konuda bana mail de atabilirsiniz.

Bir örnek vereyim. Oğlum İstanbul'da Beyin Cerrahı. Bir gün çalıştığı hastaneye iki kadın hasta geliyor. Konuşuyorlar, laf lafı açıyor ve oğlum kadınların eskiden Alpullu'da yaşadıklarını öğreniyor. Onlara "Aaa, ben de Alpullu'luyum" diyor. Kadınlar "kimlerdensiniz", diye soruyor. Oğlum, "Dedem Alpullu'da yaşıyordu" diye cevap veriyor. "Dedemden dolayı biz kendimizi Alpullu'lu sayarız". Konuşma bu şekilde devam ediyor. Onların Türkiye'nin hangi şehrinde doğdukları önemli değil, dedesi, amcası veya ne bileyim, halası teyzesi, dayısı eğer Alpullu'da yaşamış ve kendisi de bir süre gelip Alpullu'da misafir olarak kalmışsa Alpullu'ludur. Alpullulu olmak "hissetmekle" ilgili.

İnsanlara sen Alpullulu değilsin demek yerine, adını Alpulluyla birlikte anan kişilerle zenginleşmemiz daha iyi.  "O Alpullulu değil" sözünü sevmiyorum. Kendisi eğer  "Ben Alpulluluyum" diyorsa Alpulluludur. Alpullu insanının gönlü geniş... Herkese gönlümüzde yer var...

Bazı kişilerin soyadlarını hatırlayamadık, hatta bazen adını. Öyle bir kişi var ki sadece lakabını biliyoruz. Bazılarının  adlarının yanına lakaplarını da yazdık. Bunlar unutulmasın istiyorum. Amacımız kimseyi rahatsız etmek değil. Bu konuda eğer bir yanlış yapmışsak hemen düzeltiriz. Yazma işi zor. İyi niyetli olmak yetmiyor. Bizim algılamamız ile karşı tarafın algılaması aynı olmayabiliyor. Eğer bir sürçü lisan olmuşsa bunları düzeltmeye hazır olduğumu belirtmek isterim.

İsimleri kategorize ettim. Bazı kişiler birden fazla kategoride yer alabiliyor. Bu yüzden onları  iki üç kategoriye birden yerleştirdim. İstedim ki adını orada da hatırlayalım. Fabrika müdürlerini, aşçı ve garsonları, belediye başkanlarını  bu listeye almadım. Onları kendi müstakil başlıklarında inceledim.

İsimlerin sıralamasında "özel bir anlam" yok. Aklımıza kim önce gelmişse onu yazdık. Bazılarını sonradan araya girdik. Kimi isimlere [KÖ] şerhini düştüm. Bu bilgileri özellikle Kadri Özçetin (KÖ) ağabeyden aldığımı belirtmek istedim. Bağışlasınlar, Kadri Ağabey'den ufak tefek o kadar çok şey öğreniyoruz ki, hepsine referans vermeye kalksam yazı Kadri ağabeyin isminden geçilmeyecek.

Bu bölümde Alpullu için " özel biriyle" hemen başlamak isterim. Diğerlerine yan menüden ulaşılabilir.

Alpullu'ya Elektriği Getiren Fethiye Abla

Boyunun kısa olması nedeniyle mahallemizde Fındık Fethiye diye meşhur olmuştur. Celal Bayar 1956 yılında Alpullu'ya geldiği zaman hemen evinin önündeki asfaltta karşıdan karşıya bir ip çekiyor ve eline bir bayrak alıp yolun ortasına dikiliyor.  Celal Bayar arabadan iniyor ve durumu anlamaya çalışıyor. Ona şu sözü söylüyor: "Çiftliğin ahırlarında bile elektrik var. Biz karanlıkta oturuyoruz. Bize niçin elektrik vermiyorsunuz" diyor. Bunun üzerine Celal Bayar emir veriyor ve Alpullu'ya elektrik dağıtılıyor. Demiryoluna ait Rayları dikip elektrik direği yapıyorlar.  Alpullu böylece 1956 yılından itibaren aydınlanmaya başlıyor. Sokaktan evimize elektriğin bağlanması 1960'lı yılları buluyor. Herkes evine hemen elektrik alamıyor.



--

İsimler

 
alpullu-isimler-a-1
alpullu-isimler-a-6